hesaplanabilirliği iddia edilen "karmaşık zaman teorisi". bilinmeyen sayısı arttıkça sorunlarını çözme hızındaki değişimi araştırır. elimizdeki hız seçenekleri; sabit, gittikçe artan ve çok terimli.
merak edilen nokta, yanıta ulaşmak için sahip olmamız gereken zaman, soru işaretlerimizden ne kadar etkileniyor. bu uğurda çalıştığınızda yolunuza çıkacak olanlar çoğunlukla üslü sayılar ve bir yığın matematiksel terim.
fakat neyseki bu noktada insanı makinelerden ayıran bir hız seçeneği olası. bizdeki fark; yeterli seviyede karmaşa bulunuyorsa hayatımızda, çözüme ulaşımda görülen müthiş hızlanma. bu belki korkunun beyne ve kaslara salgıladığı "koş" hormonu, karanlık çöktükçe küçük ışıkları fark edebilme yetisi gibi. ya da çözülmeyenleri bir yana bırakıp "hadi gidelim" diyebilme..
kıçımız hala koltuktayken üretilen teori teori teori, kafamızdaki karmaşıklık arttıkça düğüm olma durumumuzu araştırırmış.
karar verme aşamasının yavaşlaması, ırmağın denize daha geç ulaşmasıdır. oysa köprüler aşınırken, su akarken yürekte, taşıdığımız toz toprak birikirken, ben sadece ulaşacağımız deniz fikriyle yanıp tutuşurum.